Doğanın Güzelliği

0 59

Doğanın Güzelliği

Doğanın Güzelliği

Doğanın güzelliği her zaman hayatımıza güzellik katıyor ama bunu fark edemiyor ya da fark etmek istemiyoruz. Doğanın güzelliği tüm insanlara sunulmuşken biz insanlar onu görmüyor ya da görmek istemiyoruz. Ne zaman ki şehrin keşmekeşinden kurtulup kendimizi onun bir parçasına atıyoruz ilk önce derin bir nefes alıyoruz. Tüm oksijeni ciğerlerimize kadar çekiyoruz.

O ana kadar sanki nefes almamışız gibi bize nefes almayı öğretiyor, içine alıyor, yorgunluk uykusuzluk gerginlik hiçbir şey bırakmıyor. İşte o zaman kendimizi bulduğumuzu, yaşadığımızı hissediyoruz. Doğanın güzelliğini görmeye başlıyoruz. Siz de doğanın güzelliğini görmek için beklemeyin, çıkın ve etrafınızdaki güzellikleri keşfedin.

Doğayla Başbaşa
Doğayla Başbaşa

İçinde barındırdığı bu sonsuz güzellikler nasıl oluyor da bu kadar farklı görünebiliyor? Aslında dağlar, çöller, okyanuslar, sarp kayalıklar, olduklarından çokta farklı değiller. Fakat her biri kendine özgü bir güzelliği gizliyor. Belki de bu yüzden ayın yükselişi, güneşin batışı, bulutların etrafında dansı ve yitip gittiğinde kalan kızıllık bazen hüzün bazen de izlenesi bir manzara oluyor bizim için tüm güzelliklerini görüp hissedebilenler için.

Kalabalığın İçindeki Yalnızlık

Yaşadığımız şehirler yaşamımızı en ufak ayrıntısına kadar değiştirerek, gelişiyorlar bizi de geliştiriyorlar. Bunu ret edemeyiz. Üstelik büyük bir şehrin imkanları tartışılmaz derecede fazladır. Fakat her gün çekilen trafik, asfalt ve binalarla kaplı bir ortam bir de kalabalığın içindeki yalnızlık bunun arkasından gelen stres ve yorgunluk bizi fazlasıyla yoruyor öyle değil mi? Haftanın bir veya iki günü kendimizi dışarıya atıyor ve nefes almaya çalışıyoruz.

Topraktan
Topraktan

Yani arada bir bunlardan uzaklaşıp doğayla baş başa kalmak insanın hem bedensel hem de ruhsal sağlığı için olmazsa olmaz durumlardan.

Doğayla iç içe olmak, onu izlemek, onu anlamaya çalışmak gerçekten bize kendimizi tanıma fırsatı veriyor. Ne de olsa bir parçası değil miyiz? Bize her şeyiyle öncü ve örnek olmuyor mu? Her parçasından edinebileceğimiz birçok ders var.

Doğanın Güzelliği Bize Ders Verir

Küçük bir fidan bize yaşama tutunmanın önemini ve sabrı öğretiyor. Zorluklarla başa çıkmanın, büyümenin ve güzelleşmenin önemini gözlerimizin önüne seriyor. Bazen bir ağacı izlemek, onun hikayesini hayal etmek, bize sunulan teselli cümlelerinden çok daha fazla tesir ederek, hayata sarılmamızı sağlayabiliyor. Aldığı darbeleri unutmayıp, onların izlerine de sarılarak güçlenen bir ağaç gibi olmamızı, daha gür ve sağlıklı olabilmek için zaman zaman budanmamız gerektiğini hatırlatıyor.

Kaybetmeden kazanamayacağımızı ancak o kaybettiğimiz parçaların bizlere hiçbir fayda sağlamayacağını aksine bizi yavaşlatacağını anlatıyor. Bazen de açmayı bekleyen çiçek ya da meyveye dönüşmek için sabırla bekleyen bir çiçek bize her şeyin bir zamanı olduğunu ve sabretmemiz gerektiğini anlatıyor olabilir.

Aç Değilse Yakalamaz
Aç Değilse Yakalamaz

Doğa muhteşem bir döngü içerisindedir. Her canlı doğar, büyür ve ölür. Doğumun mutluluğu da yaşanır, ölümün hüznü de. Ama hayat her zaman devam eder.

Bir hayvan hiçbir zaman yiyeceğinden fazla yemek peşinde vakit geçirmez. Aç değilse, yiyebileceği bir hayvanı yakalamaz. Çiçek ihtiyacından fazla yağmur suyunu çekmez toprağına. Her şey kararındadır. Belki bu yüzdendir mutluluğu onda bulmamız. Hırslardan, fazlalıklardan uzaktır. Bir gün her şeyin biteceğinin bilincinde; mutluluğu o ana sığdırmaktır yaşamak.

Doğanın Güzelliği Öğretiyor

Doğanın güzelliği öğretiyor bize saygılı olmayı, bencil olmamayı, huzurlu olmayı, sakin olmayı, iyisiyle kötüsüyle hayatın sana getireceği her şeyi kucaklamayı, azimli, çözümcü, zor koşullarda bile pes etmemeyi, kıymet bilmeyi ve MUTLU OLMAYI

Doğa, insanların daha iyi bir yaşam sürmesi için rengarenk güzellikler sunar. İnsanlar ona baktıkça güzel şeyler düşünmeye başlar. Göller, ormanlar, şelaleler, mağaralar hep insanın güzel düşünmesi ve mutlu yaşaması içindir.

Telefonun, tabletin, televizyonun, bilgisayarın ekranlarından uzaklaşıp birbirimizin yüzüne bakabileceğimiz yerlerdir. Ağacın gölgesinde ya da çimlerin üzerinde oturup sohbet edebileceğimiz kendi dünyamız dışındakileri, telefonlara gelen bildirimleri bir süreliğine unutabileceğimiz ve sevdiklerimize zaman ayırabileceğimiz yerlerdir. Bizlere çeşitli nimetler de sunar.

Ağaçlarından meyveler yiyebileceğimiz bahçeler, üzerinde koşacağımız çimler, yağmurdan sonra oluşan toprak kokusu hep bizim içindir ve bize güzellikler sunmaya devam edecektir. Kıymetini bilelim kirletenlere fırsat vermeyelim onu kirletenler aslında hem bizim beynimizi hem de geleceğimizi kirletmektedir.



Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.